NALLIHAN KİTABI



Nallıhan Kitabını
Ankara Dost Kitabevi'nden ve Nallıhan Matbaasından edinebilirsiniz.

DOST KİTABEVİ
KARANFİL SOKAK NO: 11
KIZILAY-ANKARA
TEL: 0.312 425 24 64
 
NALLIHAN MATBAASI
TEL: 0.312 785 29 29
 

ÖNSÖZ    

     İnsanoğlu yaşadığı dünyayı tanımak ister. Tanımaya da genellikle yakın çevresinden başlar. Bir insan; önce mahallesini ya da köyünü, sonra ilçesini, ilini, sonra da çevre illeri ve giderek tüm ülkesini ve diğer ülkeleri tanımaya çalışır.

     Bir yeri tanımak için sadece o yeri görmek ya da içinde yaşıyor olmak yeterli değildir. O yerin tarihini, coğrafyasını, sosyo-ekonomik yapısını ve kültür zenginliklerini öğrenmek gerekir.

     Elinizdeki bu kitap, Nallıhan ilçesini çeşitli yönleriyle tanıtmayı amaçlamaktadır. Tarih bölümünde, Osmanlı arşivinden günümüze ulaşan tapu ve vakıf kayıtlarına, Ankara Vilayeti Salnamelerindeki bilgilere, yerli ve yabancı yazarların yazılarına ve Kurtuluş Savaşı yıllarıyla ilgili bilgi ve belgelere yer verilmiştir. Ekonomik, sosyal ve kültürel alanda Nallıhan'ı incelerken; eğitim, tarım, sayım ve seçim sonuçlarıyla ilgili istatistiki veriler derlenip değerlendirilmiştir. Halkbilim (folklor) konusu ayrıntılı olarak ele alınmıştır. Son yıllarda bir bir yok olduğunu gözlediğimiz gelenek ve göreneklerden bir kısmı olanaklar ölçüsünde gelecek kuşaklara aktarılmaya çalışılmıştır.

     Nallıhan'ın tanıtımına önemli ölçüde hizmet edeceğine inandığım bu kitabı kültür dünyamıza katmaktan dolayı elbette mutluyum. Ama asıl mutluluğu başta öğretmen ve öğrenciler olmak üzere tüm okurlarıma yararlı olduğumda duyumsayacağım.

Mesut Şener Mart 1998 Ümitköy-ANKARA


 

Mesut Şener Nallıhan'ı

     Mesut Şener'le aramda yirmiye yakın yaş farkı var. Ona oğlum mu demeliyim, kardeşim mi? Araştırması, bilgisi, sabırlı titiz çalışmasıyla Nallıhan ve çevresi üstüne ne varsa öğreten kardeşim diyeceğim. Aynı yerde doğmuş olduğumuzu da hesaba katarak...

     Doğum yerim Nallıhan'dan ben ilkokulu bitirdikten sonra ayrıldık; 1938'de. Ortaokula gidebilmem için. 1940'lardan buyana bir iki kez içinden geçtim; hepsi bu.

     Nallıhan üstüne çocukluğumdan bende kalanları, anılarımı yoklaya yoklaya, sözümona bularak ilk romanımda günışığına çıkarmayı denedim. Hemen sonra, 'anı-romanım'ın Göç Temizliği'nde. Hepsi buraların tarih-coğrafyası, ekonomik yapısından yoksun. Bilimsel bilgi temeline oturmayan izlenimler.

     Mesut Şener kardeşim, ilçenin Nallıdere köyü'nde doğmuş. Yazları yaylaya çıkardık, diye hatırlıyorum. Neyse ki Şener, anılarında kalanla yetinmemiş. Nallıhan üstüne bugün ne biliyorsam, onun Nallıhan araştırma, inceleme kitabının yardımıyla biliyorum. Doğum yerim bende belgelere dayanan, sayısal veriler, antropolojik incelemeler ışığına kavuşmuş, tam kendisini bulmuş oluyor. Toplumların tarihini, coğrafyasını ekonomik haritasını tanımak isteyen herkesin ilgisine açık duruyor. Daha da gelişmiş olarak bu yeri sağlamlaştırmış bulunuyor.

     Nallıhan'ın Hititlerden bu yana bütün tarihçesini, hangi yol üstünde bulunduğunu, nüfusuna yapılan ekleme ve çıkarmaları; Nallıhan halkı demenin Hitit, Frik, Pers, Bizans, Danişmentliler, Selçuklu, Çandaroğlular, Osmanlı ve Cumhuriyet insanları, özellikle 16. yüzyıldan başlayarak, zaman zaman Ermenilerle elbirliği, işbirliği, bütün bu kültürlerin yan yanalığı demeye geldiğini öğrenmiş bulunuyorum.

     Nüfus kağıdıma yazılı doğduğum yerin sokağı, mahallesi Nasuh Paşa'nın ne demeye geldiğini bilmiyordum, şimdi biliyorum. Evimizin arkasındaki kilisenin ne kilisesi olduğunu hiç bilmiyordum, şimdi biliyorum. Karşımızdaki Kocahan gibi, kiliseyle birbirlerini selamlayan Nasuh Paşa Camisi'nin ne zaman, kimlere nasıl yaptırıldığını, yapıların sağlamlık ve estetik gücünün nerden geldiğini de öğrenmiş bulunuyorum.

     Nallıhan Vakfı 5. Yıl kutlama dergisine yazdığım ne gibi özet bilgiler varsa, hepsi Mesut Şener kardeşimin Nallıhan'ından edinme. Dünden kalan, dünden kalamayan ve asırlar sonra bugün elde avuçta kalan her şeyine, derelerine, çaylarına, bitki örtüsüne, ipekçiliğine, iğne oyalarına, kültürüne kadar... Zamanımızın Çayırhan Termik Santralı ile Sarıyar Hidroelektrik Santralı ve Barajına kadar.

     Çocukluğumda gidip geldiğim ilçe Halkevi'nin (içinde ilk radyo yayınını dinlediğimiz) yetmiş yıl boyunca kendisi olarak kalabildiğini, bugünü ilçenin lisesi olarak görebildiğini de artık biliyorum. Merkez Sakarya İlkokulu'ma Ermeni yapısı denirdi. Ahşaptan çıkma pencereleriyle çok güzeldi. Çok severdim. Orası ve Kocahan bugün ilgi beklemekte. Beklentinin nedenini bu araştırma kitabından öğrendim.

     Nasuhpaşa Camisi dayanıklıymış, duruyor. Bütün Nallıhan halkının gittiği piknik yeri Hoşebe duruyor. Çağdaş bir yapı eklenmiş; yenilip içilenler de artık yerde kilimler üstünde değil. Hoşebe, ölümünden önce mezarı çevresinde insanların gülüp oynamasını, sevinç içinde birlikte yaşamalarını vasiyet etmiş. Halkın güzel rivayetlerinden biri. Vasiyete saygı, buranın havasında sürmekte.

     Mesut Şener'in kitabıyla anılarımı şimdi yerli yerine koyabiliyorum. Kardeşimin uzmanlık alanı bu antropolojik çalışmasıyla. Gerçek anlamda kendisiyle de ancak 1999'da tanışabildim. Babam Hafız Mustafa Sümer anısına yapılan Huzurevi temelinin atılışı, ilçeye bu çok anlamlı, güzel evin armağan edilişi süresinde. Hani sanki, Kocahan'ın, ilkokulumun yapılışlarına da tanıklık eder gibi.

     Mesut Şener kardeşim, bilgi zenginliğiyle dolu bir kitap kotarmıştı. Bizi, yalnız başkalarına değil, kendimize de ancak böyle çalışmalar tanıtabilir. KENDİSİNİ BİLMEYEN NEYİ BİLEBİLİR Kİ ? İncelemenin renkli basımının daha da güzel olacağına inanıyorum.

Adalet Ağaoğlu 21 Temmuz 2001 İstanbul