ANADOLU YABAN KOYUNU

Anadolu yaban koyunu,
dünyadaki 5 yaban koyunu türünden biri olan Asya Muflonu'nun 15 alttüründen
biri. Tüm dünyada yalnızca Türkiye'de yaşıyor, yani Türkiye'ye endemik bir
tür.
Türkiye aslında bu alttürlerden birine daha ev sahipliği yapıyor. Doğu
Anadolu bölgesinde görülen Ovis gmelinii'nin Ovis gmelinii anatolica'dan,
yani Anadolu yaban koyunundan tek farkı, dişilerinin de boynuzlu olması. Bu
tür, kış aylarında İran'a göç ederek baharda yeniden Türkiye'ye geliyor.
Anadolu yaban koyunu, Türkiye'ye özgü bir tür olmasının yanı sıra, evcil
koyunun atası olabileceği varsayımıyla da dikkat çekiyor. Türk ve yabancı
bilim adamları, bu soruya bir yanıt bulabilmek için halen araştırmalarına
devam ediyor. Dişilerinde boynuz görülmeyen tek yaban koyunu türü olması, bu
olasılığı güçlendiriyor. Ancak onlar gene de evcil akrabalarından çok farklı
bir görünüme sahip.

Fiziksel Özellikler...
Kısa tüyleri, kısa kulakları ve kuyruğu, uzun ve ince bacaklarıyla koyundan
çok geyikgillere benzeyen Anadolu yaban koyunu, belki de bu nedenle halk
dilinde "ceren" adını almış. Özellikle görme duyusu gelişmiş olan yaban
koyunları, hemen hemen tüm ot oburlarda olduğu gibi geniş bir görüş açısına
sahip. Duyma ve koku alma duyuları da gelişmiş. Son derece çevik ve hızlı
hayvanlar olan yaban koyunları, ön bacakları arka bacaklarından kısa olduğu
için tehlike anında hızla tepelere koşabiliyor.
Yaban koyunlarının dişileri 80-90 santim boyunda ve 35-50 kilo olabilirken,
koçlar 105-140 santim ve 45-75 kiloya ulaşabiliyor. Dişileri genelde 1,5
yaşında, erkekleri ise 3,5 yaşında cinsel olgunluğa erişiyor. Ortalama yaşam
süreleri ise 15-18 yıl.
Yaşadıkları araziyle uyum içinde olan postları, onlara kamuflaj avantajı
sağlıyor.
Tüylerinin rengi, yalnızca mevsimsel olarak değil, zamanla da değişiyor. 2
yaşından büyük erkeklerin postları daha koyu bir renk alırken, karınlarının
iki yanındaki sağrı denilen bölgede oluşan beyaz lekeler de yaşlandıkça daha
belirginleşiyor. Yine yalnızca koçlarda görülen, boyun ve göğüs bölgelerinde
oluşan siyah yele de yaşlı koçlarda daha uzun oluyor. Tüylerin uzunluğu
3,5-4 santimetreyken, yele uzunluğu 9-10 santimetreyi bulabiliyor. Yaşlı
koçlar bu nedenle gençlere oranla çok daha etkileyici bir görünüme sahip.

Boynuzlar...
Koçların en belirgin özelliklerinden biri de heybetli boynuzları. Boynuzlar
yaklaşık 4 aylıkken çıkmaya başlıyor. Yaşla birlikte boynuzlar da büyüyor.
5-6 yaşına gelen erkeklerin boynuzları yukarıya ve dışa doğru kıvrılmaya
başlıyor. 12-13 yaşındaki koçlarda ise boynuzlar maksimum büyüklüğe
ulaşıyor.
Boynuz üzerindeki çizgiler, aynı ağaç halkaları gibi, koçun yaşını
gösteriyor. Her yıl yenisi oluşan halkalar, zaman zaman aylık da oluşabilen
halkalara göre daha koyu renkli oluyor. Yıllık halkaların sayısı, koçun
yaşını veriyor. Boynuzların bir diğer önemli özelliği ise, koçlar arasında
yarattığı sınıf farkı. Küçük boynuzlu koçlar sürünün hiyerarşik yapısında
alt sıralarda yer alırken, büyük boynuzlular daha baskın bir rol üstleniyor.

Fotoğraf Uysal Şener
NALLIHAN-SARIYAR
YABAN KOYUNU YETİŞTİRME SAHASI
Nallıhan'da bulunan üreme istasyonundaki yaban koyunları, ilk yavrularını
doğurdu.
Nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olan yaban koyunlarının Türkiye'nin
Biyolojik çeşitliliğine tekrar kazandırılması amacıyla gerçekleştirilen
çalışmalar sonuç vermeye başladı. Yaban koyunlarının korunması için Konya
Bozdağ'da başlatılan proje kapsamında Nallıhan'da Sarıyar barajı
yakınlarındaki Karatepe Mevkiine bir yıl önce getirilen yaban koyunları,
buradaki doğal ortam uyum sağladı.
Yaklaşık 16 Hektar telle çevrili alan içinde yaşayan yaban koyunları, yeni
yaşam alanlarında 11 yavru dünyaya getirdi

Sürüler...
Anadolu yaban koyunlarında erkek ve dişi sürüleri, yılın neredeyse 10 ayını
ayrı geçiriyor. Erkekler genelde 10-15, dişiler ise 18-20 bireylik sürüler
oluşturuyor. Sürüde lider konumunda olan yaşlı ve deneyimli bir koyun,
tehlike anında ayağını yere vurup ıslığa benzer bir ses çıkararak sürüyü
uyarıyor ve güvenli bölgelere kaçışı yönlendiriyor. Koç sürüleri, yalnızca
cinsel olgunluğa erişmiş erkeklerden oluşuyor. Dişi sürülerinde bulunan genç
koçlar ise, henüz "çocuk" olanlar.
Yaban koyunları, yalnızca çiftleşme döneminde daha kalabalık ve karışık
sürüler oluşturuyor. Bu dönemlerde sürü liderliği görevini genelde yaşlı bir
dişi üstleniyor.
Mevsimsel Davranışlar...
Yaz aylarında dişiler ve erkekler ayrı sürüler halinde ve ayrı bölgelerde,
günlerinin yaklaşık 8-10 saatini otlayarak geçiriyor. Kasım-Aralık aylarında
yavaş yavaş dişilerin bölgesinde görülmeye başlayan koç grupları, bu dönemde
dişiler için şiddetli kavgalara girişiyor. Çiftleşme döneminin ardından
bastıran kış, yaban koyunları için yılın en çetin dönemi. Kalın kar
örtüsünün altında yiyecek bulmakta zorlanan yaban koyunları, toprağı kazarak
yazdan kalma yumru köklere ulaşıyor. Bu dönemde dişi ve erkek sürüleri yine
ayrılıyor. Mayıs ayında, hamile dişiler doğum yapmak üzere sürüden ayrılarak
ulaşılması güç bölgelere gidiyor. 5 ay süren hamileliğin ardından bir süre
tek başlarına yaşıyor, doğum yaptıktan kısa bir süre sonra yeniden sürüye
dönüyorlar. Doğduktan birkaç saat sonra bile anneleri kadar hızlı koşabilen
yavrular, bir sonraki yaban koyunu neslinin müjdesini veriyor.

Kaynak:TRT ANKARA TELEVİZYONU BELGESEL
PROGRAMLAR MÜDÜRLÜĞÜ
Fotoğraflar: Aykut İNCE