O artık Afrikalı

 1800'lü yıllarda Güney Afrika'ya götürülen 10 tiftik keçisi 1 milyon 250 bin sayısına ulaştı. Anavatanı Türkiye'deki sayısı ise 200 bin ve giderek azalıyor

Nedim Şener


       BİNLERCE yıldır Türk topraklarında yaşayan tiftik keçisi başka bir deyişle Ankara Keçisi Afrikalı oldu. 1838 yılında Osmanlılar tarafından İngilizlere hediye edilen daha sonra Güney Afrika'ya götürülen 10 keçi bugün Güney Afrika'da 1 milyon 250 binlik bir sayıya ulaştı. Ya anavatanı Türkiye'deki sayısı: 200 bin, hem de her geçen gün sayıları azalıyor.
       Orta Asya'dan göçen Türk boylarının beraberinde getirdiği ve Anadolu'nun kıraç topraklarına dayanıklı Tiftik keçisi üreticiliğinde öncülük artık Güney Afrikalıların eline geçti. Osmanlı İmparatorluğu döneminde Ankara Vilayetine bağlı çevre sancaklarda yetiştirildiği için adı "Ankara Keçisi"ne çıkan, bu nedenle uluslararası literatüre de yününden elde edilen kumaş nedeniyle "Angora" olarak adını veren kar beyazı rengindeki keçi, artık daha modern usullerle Güney Afrika'da üretiliyor. Güney Afrika'da tiftik üreticiliği zaman içinde öyle gelişti ki; Türk yetiştiriciler, oradaki modern teknikleri öğrenmek için bu ülkeye giderken, damızlık almaya bile başladılar. Güney Afrika bu keçilerden yılda 5 bin tonun üzerinde yün üretirken, Türkiye'nin üretimi 400 tonda kaldı.

Tarihi macera

       1838 yılında Osmanlı Padişahı İngiliz kraliçesine 10 tanesini hediye etmesiyle Ankara Keçisi'nin Afrika macerası başladı. İngiliz Albay John Henderson tarafından Hindistan üzerinden İngiliz sömürgesi Güney Afrika'ya doğru yola çıkartılan ilk Ankara Keçisi grubunda erkek olanlar kısırlaştırıldı. Ama dişilerden birisinin hamile olduğu gözden kaçtı. Doğan yavrunun da erkek olması ve damızlık olarak kullanılmaya başlaması keçinin Afrikalı olması yolundaki ilk adımdı.
       Güney Afrika'da Ankara Keçisi öyle benimsenir ki 1864 yılında ilk damızlık merkezini açarlar. 1881'de çok sayıda keçinin hastalıktan ölmesi sonucunda Osmanlı ihracatı içinde birinci sırada olan tiftik üretimi iyice zayıflar. Güney Afrika 1846 yılında ihracatını 46 tondan bin 846 tona kadar çıkartır. 1899 ise Güney Afrika'nın tiftik üretiminde Anadolu'yu geride bıraktığı yıl olur.

Geride kaldı

       Hem sayı hem kalitesi düşen tiftik Türkiye'de 1988 sonrası kesilen teşvikler nedeniyle ithalatçı konumuna düştü. 1988 yılında 1 milyon 980 bin adet keçi sayısı 1998 sonunda 360 bine kadar geriledi. Üretimde 3 bin tondan 400 tona indi. Verim açısından bakıldığında ise Güney Afrika bir keçiden yılda 3.8 kilogram yün alırken, Türkiye 1.6 kilograma kadar düştü.
       Tiftik Birlik Yönetim Kurulu Başkanı Ali İhsan Kalkan, desteklemenin azalmasının keçilerin kasap bıçağı altına yatırılmasına sebep olduğunu belirtirken, devletin alım yaparken Ankara Keçisi'nin sayısının arttırılmasına öncelik vermesini istedi.

 

Türkiye dünya tiftik üretiminde sonuncu(Ton)

Yıllar

G.Afrika

ABD

Türkiye

Diğer

Toplam

1988

12.200

7.900

3.000

3.100

26.200

1989

11.700

7.800

2.000

3.400

24.900

1990

10.100

7.400

1.800

2.600

21.900

1991

7.600

7.400

1.500

2.200

18.700

1992

6.700

7.100

1.200

1.800

16.800

1993

6.000

6.800

1.000

1.400

15.200

1994

5.700

5.700

900

1.200

13.500

1995

5.400

5.500

800

1.200

12.900

1996

5.600

5.400

600

1.200

12.800

1997

5.200

2.500

400

1.100

9.200

1998

5.000

1.500

400

1.100

8.000

 Modadaki değişim tiftiği vurdu

       Özellikle son yıllarda modadaki değişimlerin etkisiyle dünyadaki tüketimin azalması tiftik üretimini de azalttı. Önce Anadolu'dan Güney Afrika'ya giden oradan Amerika kıtasına da yayılan Tiftik üretiminde diğer ülkeler söz sahibi olurken, en büyük kan kaybı Türkiye'de yaşandı. Geçen yıl sonu itibarı ile ABD'de 9 bin ton, Güney Afrika'da 700 ton, Türkiye'deki stok depolarında 700 ton dolayında tiftik kılı dağı oluştu.

  <<Geri Dön