Domatesin Hikayesi:
Domatesin anavatanı merkez Amerika kıtası olarak bilinmektedir ama bugün Sibirya'da bile en kısa sürede (7 hafta) meyve verip olgunlaşan türleri yetiştirmek de mümkün. Aslında ticari amaçlı tek yıllık olarak yetiştirilmesine rağmen, iklimin uygun olduğu yerlerde çok yıllık alarak da yetiştirilebilir.
2005 yılında (FAO) Türkiye'nin yıllık domates üretimi Cin ve Amerika'dan sonra dünyada üçüncü sırayı aldığı rapor edilmesi de ülkemiz açısından sevindiricidir. Her ne kadar çok domates yetiştirsek de bu ülkemizde tüketiminin de çok olduğunu gösterir, sevindiricidir. Son yıllarda alıştığımız domatesler kadar olmasa da lezzetli ve kaliteli domatesleri piyasada görmemiz mümkündür.
Hayvancılık ve tahıl sektöründe görüldüğü gibi domateste de ticari hybrid tohumu görüyoruz. Hybrid tohumculuğun milyarlarca dolarlık uluslararası sektörü oluşturduğunu hepimiz farketmişizdir. Hybrid tohumlar uzun sureli araştırmalar sonucu hazırlanıp piyasaya sürülmektedir ki bu yüksek maliyetlerin tohumun satış fiyatına da da yansıdığı görülür. Ticari tohumlar, hybridler piyasada uzun sure kalmazlar. Bir kaç yıl içerisinde yenileri (çeşitleri) ile değiştirilirler. Yerli tohumlarda olduğu gibi tohumun ertesi yıla saklanması hybrid tohumda yararsızdır ekimi büyük risktir. Hybrid diye alınan tohum özelliğini sadece kendi meyvesinde gösterir. Çeşidine göre değişmekle birlikte çoğu hybridlerin tohumu kendine tozlanır ve saklanan tohumları bitmez veya meyvesi normal olmaz, olgunlaşmaz. Açık tozlanan türleri ekiliyorsa onların tohumları gelecek yıla saklanabilir tekrar ekilmek amacıyla.
Tohum sektöründe, hybride ilave olarak, ticari tohumun çimlenmesinin de kontrol altına alındığı görülebilir. Bu tahıl sektöründe uygulanmıştır. Bazı tohumların sadece yapıcı firma bayileri tarafından satılan tozlarla karıştırıldığı taktirde çimlenmesi mümkündür.
İlçemizde olduğu gibi küçük arazilerde tarımdan kar etmek girdilerin yüksekliği sebebiyle giderek zorlaşmaktadır. Yeni ürünleri ilçemizin tarımına ilave ederken, eski tohumları korumaya, yerel tüketime, organiğe hem üretici hem de tüketici olarak destek vermemiz gerekir, hali hazırda yoksa bile bu konuda teşvik amaçli idari kurumlarca desteklerin uygulanmasına az kalmıştır.
Rekor ürünleri biz de yetiştirerek ilgi toplamaya devam edelim. En ağır domates (3.51 kg) ve en büyük domates ağacı (20 metre) rekorunu kıramadık belki ama en lezzetli domatesi yetiştirmeyi basardık Türkiye'de ?
Yurdagül Ferhatoğlu
| <<Geri Dön |