ŞEHİDİN ARDINDAN
24 Temmuz 2005 Hürriyet Gazetesi Emin ÇÖLAŞAN

GÜN geçmiyor ki Güneydoğu’da yeniden hortlayan terör can almasın. Ana baba kuzusu askerlerimiz kurşunlanarak, mayınlanarak şehit ediliyor. Bunlardan biri, birkaç gün önce aracı mayına çarpıp parçalanan ve üç arkadaşıyla birlikte şehit düşen Üsteğmen Hulki Beydili idi.

Cenaze töreni geçtiğimiz perşembe günü Ankara’nın Nallıhan İlçesi’nde yapıldı. Törende bir tuğgeneral ve bir tümgeneral dışında hiçbir devlet yetkilisi, bakan vesaire yoktu. Şimdi size okurum makine mühendisi Gökhan Ünlüer’den aldığım e-posta mesajını iletiyorum:

‘Merhaba Emin Abi, ben askerliğimi 293. dönem asteğmen olarak Hakkári-Çukurca Taktik Jandarma sınır alayında yaptım. Devre arkadaşım, birlikte askerlik yapmakta olduğumuz Asteğmen Süleyman Şahin, 12 Mayıs 2004 günü aracın mayına çarpması sonucu şehit oldu. Hepimiz yıkılmıştık. Süleyman, Yozgat’ın Yerköy İlçesi’ndendi ve edebiyat öğretmeniydi.

Bizler görevimiz nedeniyle memleketinde yapılan törene katılamadık. Ancak 45 gün sonra terhis olunca tüm devre arkadaşları ilk olarak hep birlikte Yerköy’e gittik.

Öncelikle ilçe jandarma bölüğüne gittik. Çünkü Süleyman’ın ailesinin ev adresini bilmiyorduk. Bölük komutanı üsteğmen bizi makamına davet etti. Açık tenli, çok saygıdeğer bir insandı. Saatlerce sohbet ettik. Süleyman’ın şehit olduğunun ertesi günü tayinler açıklanmıştı ve bölük komutanının tayini de Çukurca’daki bizim birliğe çıkmış. Orasını çok merak ediyordu. Kendisine oradaki durumu, görevleri, araziyi anlattık.

Eşi de endişe içindeymiş. Haklı. Yerköy’e şehit cenazesi geliyor ve sizin tayininiz ertesi günü şehidin can verdiği yere çıkıyor. Korkmamak imkánsız.

Bölük komutanı bize Süleyman’ın törenini anlattı. Daha sonra bizi Süleyman’ın ailesine ve oradan da şehitliğe götürdü. Harika bir şehitlik yaptırmıştı. Her ayrıntıyı bize tek tek anlattı. Hepimiz çok duygulandık.

Geçen akşam haberlerde Hakkári-Çukurca’daki dört şehidimizin haberini izledim. Bir üsteğmen, bir teğmen ve iki er.

Şehit düşen üsteğmen, bizi Yerköy’de ağırlayan Hulki Beydili idi.

Bir anda gözyaşlarına boğuldum. O insanca duygular barındıran komutan şehit düşmüştü.

Tayinden korkan eşi cenaze töreninde ağlıyordu. Onunla beraber ben de...’

***