1. DOMUZLARIN İSTİLASI
     05 ARALIK 2006

    Yeryüzünde yaşayan her canlının mutlaka bir faydası vardır. bütün canlılar insanlardan korkar ve insanlardan kaçar. O koskoca cüsseli aslanlar, kaplanlar, parslar, panterler, filler, ayılar, kurtlar ve niceleri insana saldırmaz. Ancak kendisine saldırılacağını hissettiğinde savunmaya geçer. Bu gerçek karada, havada ve denizde yaşayan bütün canlılar için geçerlidir.

    Bu gerçeğe rağmen; insanlarımızın önemli bir kısmı, bu canlıları öldürme içgüdüsüyle yetiştirilmiştir.

   İnsanlara hiçbir zararı olmayan fakat doğal dengenin oluşmasında önemli görevleri olan yaban hayvanlarının bazı türleri bile azaldığında, bu olağanüstü denge bozulmaktadır.

    Bunun neticesinde bazı türler azalırken, bazı türlerin sayısı artarak doğal dengeye de önemli zararları olmaktadır.

    Doğal dengeyi bozan yine insanoğludur.

    Yabani hayvanların yaşama alanlarını ellerinden alan, onları yurtlarından eden insanların dizginlenemez ihtiraslarıdır.

Ormanlarımızı biz azalttık. Sulak alanları biz kuruttuk. Denizleri, nehirleri, havamızı, suyumuzu biz kirlettik. Toprağımızın akıp gitmesini biz sağladık. Hayvanları biz zehirledik. Her tarafı beton yığınına biz çevirdik. Ve yaban hayatının yaşama alanlarını ortadan kaldırarak doğal dengeyi biz bozduk.

    Bütün bu yaptıklarımızın neticesinde; bazı hayvanlar ortadan kalkarken, bazı hayvanlarda çoğalarak insanlardan adeta intikam almaya başladı.

    Bu çoğalan hayvanların başında domuzlar gelmektedir.

    Domuzlar adeta bütün Anadolu’yu istila etti ve köylerimizin yetiştirdiği ürünleri talan etmeye başladı.

    Domuzlar ve fareler çok üreyen hayvanların başında gelmektedir. Bunun için yaban hayatındaki bir sürü canlının gıda kaynağıdır ve bunun için çoğalmaktadırlar.

    Fakat ülkemizde domuz ve yavrularını yiyerek beslenen hayvanlar azaldığı ve ortadan kalktığı için, domuz popülasyonu anormal şekilde artarak zararlı olmaya başladı.

Domuzlar ve yavrularını yiyerek beslenen; kurtlar, çakallar, tilkiler sırtlanlar ve benzeri memeli hayvanlar ile akbaba ve kartallar gibi yırtıcı kuşlar neredeyse doğada kalmadı.

    Bütün bunların neticesinde domuzlar çoğaldı, yaşama alanları daraltılarak, yiyecek depoları ortadan kaldırıldığı için de domuzlar bahçelere, tarlalara indi.

    Köylülerimiz ve çiftçilerimiz bu domuz istilasından dolayı perişan. Binbir emekle yetiştirdiği ve geçim kaynağı olan ürünlerini bir gecede yerle bir eden domuz sürüleri karşısında çaresiz ve domuzlara düşmanlar.

    Domuzlara düşmanca takınılan tavırlardan ziyade niye çoğaldıklarının sebeplerini insanlar kendilerine sormalıdırlar.

    İşte bu soruyu sorduklarında yine sebep olarak kendilerini göreceklerdir.

    Tek çare bozulan doğal dengenin tekrar oluşturulabilmesidir. Sürek avlarıyla da domuzların çoğalmasının önüne geçilemez. Bunun için; domuz ve yavrularıyla beslenen kurt, çakal, tilki sırtlan, kartal, akbaba gibi yaban hayvanları tekrar çoğaltılmalıdır.
 

Nevzat CEYLAN
DOĞA VE ÇEVRE DERNEĞİ GENEL BAŞKANI

__________xxxxxxxxx__________

2- KUŞLAR DOSTUMUZDUR

    Hükümet; kuş gribindeki yanlış politikasıyla krizi yönetememiş, yeterli tedbirleri zamanında alamayarak insanlarımızı paniğe sürüklemiş, konuyu çok abartmış, en önemlisi İNSANLARIMIZI KUŞLARA DÜŞMAN ETMİŞTİR.

    Hükümet; Manyas'taki kuş gribi görüldükten sonra ciddi tedbirler almamıştır. Yasaklanan kuş avı tekrar serbest bırakılmış, kuşların yaşama alanlarının başında gelen sulak alanlar kurutulmaya SEYFE GÖLÜ'nde olduğu gibi devam edilmiş, halk yeterli derecede bilinçlendirilmemiştir.
    Kanatlı evcil hayvanların itlafında görülen sahneler içler acısı olmuş, tavuklar canlı canlı gömülerek bütün dünyaya ülkemiz rezil edilmiştir.

    İnsanlarımızı kuşlara düşman eden bu zihniyet; kuşların yaşadığı sazlıkları yakmaya, çatıları kapatmaya, yuvaları dağıtmaya, havai fişeklerle kuşları uçurmaya başlamış... En acısı da insanlarla iç içe yaşayan güvercinler, kumrular, serçeler zehirli yemlerle öldürülmeye ve evde beslenen kuşlar bu soğuklarda dışarı salınmaya başlanmıştır.

    Kuş gribinin sorumlusu sadece kuşlar değildir. Asıl sorumlu kuşların yaşama alanlarını daraltan, ortadan kaldıran. Sulak alanların yarısını kurutan doğa düşmanlarıdır.

    Kuşların yaşama alanlarını işgal ederek, göçmen kuşlarla evcil kanatlı hayvanları iç içe yaşamasına göz yumanlardır.

    Aslında tavuk vebası olan bu hastalık tavuklardan kuşlara geçerek yaygınlaşmıştır. Ülkemizde kuş gribinin (tavuk vebasının) görüldüğü yerlerin büyük bir çoğunluğunun, kuş göç yolları üzerinde bulunmadığı dikkate değerdir.

    İnsanoğlu kuşların yaşadığı alanlardaki işgalleri ortadan kaldırmadığı sürece bu tehlike devam edecektir.

    Kuşların olmadığı bu dünyayı; böcekler, sinekler, çekirgeler, haşereler, akrepler, yılanlar, fareler işgal ederler. İnsanoğlu; tankıyla, topuyla, kimyasal ilaçlarıyla bu canlılarla savaşamaz.
   
    Bu günlerde ise ülkemizin tamamına yakını karlarla örtülmüştür. Doğada yaşayan başta kuşlar olmak üzere bütün canlılar açlık vs. ölümle karşı karşıyadır.

    Biz GÖKKUŞAĞI HAREKETİ ve DOĞA KORUMA VAKFI olarak, bütün doğa severlerimizi ve insanlarımızı kuşlara yem atmaya davet ediyoruz. Çünkü insanlarımız kuşları yemlemekten dahi korkar hale gelmiştir.

    Bu amaçla sembolik olarak Ankara'da kuşları yemleyerek ve halkımıza yem dağıtarak, kuş düşmanlığını tekrar sevgiye dönüştürmek istiyoruz.

    Çünkü bu dünyada yaşamaya, insanlar kadar kuşların ve bütün canlıların da hakkı vardır.

Nevzat CEYLAN
DOĞA VE ÇEVRE DERNEĞİ GENEL BAŞKANI

  <<Geri Dön