NALLIHAN ve NASUH PAŞA
1603-1617 yılları arasında
Osmanlı padişahı olan I.Ahmet’in sadrazamı Nasuh Paşa baş vezir olmadan önce,
Osmanlı-İran Barış Antlaşmasının
imzalanması sırasında Bağdat'tan eski İpek Yolunu;
Konya-Ankara-Nallıhan-Göynük, yani bugün 1 numaralı
devlet yolu olarak
adlandırılan zamanın İstanbul-Bağdat yolunu izleyerek
İstanbul'a dönerken
ilçenin bugün olduğu
yerde bir han, bir hamam ve bir de cami yaptırır. 1595 ilkbaharında biten bu
yapıları vakfeder. O günden sonra bu yerleşim yeri gelişerek büyür. Aşağıda iki
farklı kaynaktan Nasuh Paşa ile ilgili bilgiyi okuyabilirsiniz
NASUH PAŞA
Nasuh Paşa (Ö. 17 Ekim 1614, İstanbul), Osmanlı Sadrazamı
Arnavut
asıllıydı. Devşirme olarak saraya alındı. Taşra hizmetinden sonra uzun süre Zile
voyvodalığı yaptı. 1598'de kapıcılar kethüdası, ardından mirahor-ı sani,
kapıcıbaşı ve 1603'te de Halep beylerbeyi oldu. 1605 ve 1606'da Celaliler
üzerine yaptığı
seferde yenilgiye uğradı. Daha sonra Diyarbakır ve Mısır beylerbeyliği yaptı.
1611'de sadaret kaymakamı oldu. Aynı yıl Kuyucu Murat Paşa'nın ölmesi üzerine de
sadrazamlığa getirildi. Bu sırada İran'la başlatılmış bulunan barış
görüşmelerini sürdürerek Amasya Antlaşması'ndaki (1515) sınırları geçerli sayan
yeni bir barış antlaşması imzaladı (20 Kasım 1612). Ama Nasuh Paşa Antlaşması
olarak bilinen bu barışın koşullarına uyulmadı ve Osmanlı-İran Savaşı yeniden
başladı.
Nasuh Paşa 1613'te kazakların Sinop'u basarak tahrip
etmelerini padişahtan gizlemeye çalıştığı için gözden düştü. Osmanlı tahtına
Kırım hanlarından birini geçirmek istediği yolunda söylentiler de yayılınca,
padişahın emri ile konağı basılarak öldürüldü.
Kaynak:
AnaBritannica Cilt 16
GÜMÜLCİNELİ NASUH PAŞA (Gümülcine,?
- İstanbul 17 Ekim 1614)
Sadrazam
Gümülcine'ye yerleşmiş Arnavut kökenli hristiyan bir ailenin çocuğuydu.
Enderun'da zülüflü baltacılar ocağında yetişti. Müteferrika çavuşluğu ile taşra
görevine gönderildi. Uzun süre Zile Voyvodalığında bulundu. 1599'da kapıcılar
kethüdalığına, sonra mirahurluğa getirildi. Bu görevinden Yahudi kadın Ester
Kiran'ın öldürülmesi üzerine çıkan kargaşada yeniçerilerin isteği üzerine
azledildi. 1603'de Celaliler üzerine Doğu serdarı olarak gönderildi. 1604'de
Sivas beylerbeyliğine, daha sonra Anadolu serdarlığına getirildi. 1605'de
ayaklanan Tavil Halil ile Bolvadin civarında yaptığı çarpışmayı kaybetti. Bu
yenilgiden sorumlu tuttuğu Gejdehan Ali Paşa'yı öldürttü . İstanbul'a gelerek
bir takım yalanlarla durumu örtbas etti. Daha sonra Davut Paşa ile birlikte
Anadolu'yu korumaya memur elidi. 1606'da Şark serdarlığına getirildi. Padişahın
ısrarıyla Bağdat üzerine yürüdü, ancak burada yapılan çarpışmalarda birkaç
paşasını kaybettiği gibi kendisi de yaralanarak çekilmek zorunda kaldı. Ardından
Diyarbekir beylerbeyliğine tayin edildi. 1616'da Mısır valiliğine tayin
edildiyse de Kuyucu Murat Paşa'nın hastalanması sadaret kaymakamlığına tayin
edilerek Diyarbekir'de kaldı. Kuyucu Murat Paşa'nın ölümü üzerine Ağustos
1611'de veziriazamlığa getirildi. Dürzî emiri Maanoğlu Fahreddin'i vergiye
bağladı. İranlılarla yapılan müzakereleri ilerleterek 1612'de Nasuh Paşa
Müsalahası adı ile bilenen barış anlaşmasını imzaladı. Bu arada Padişahın 13
yaşındaki kızı Ayşe Sultan'la evlenerek saraya damat oldu.
Nasuh Paşa bundan sonra I. Ahmed'i elinde tutmaya çalıştı. Padişahın bütün seyahatlerine katıldı. Kendisine engel olacak insanları İstanbul dışında görevlere göndererek rahat hareket etme imkânı buldu. Bazı olayları padişahtan gizlemeye çalışması padişahın gözünden düşmesine sebep oldu. Bunun yanında adamları ile yaptığı birçok zulüm de düşmanlarının sayısını hayli arttırmıştı. Durumunun kötüye gittiğini anlayan Nasuh Paşa'nın İtalya'ya kaçma planı en yakın adamı Behram Ağa tarafından Padişaha bildirilince idam edildi. Mezarı bazı kaynakları Okmeydanı'nda, bazı kaynakla göre ise Şahkulu mezarlığındadır.