NALLIHAN'A ÖZGÜ SÖZCÜKLER
[A B C Ç] [D E F G] [H I İ K L] [M N O Ö P] [R S Ş T] [U Ü V Y Z]
| D DİZİNİ | |
| Dağsalı | Dağ köylerinden |
| Daklaşmak* | Sataşmak |
| Dambaş | Toprak örtülü çatı |
| Dammak | Tadına bakmak |
| Dangırdama | Yüksek sesle konuşma |
| Dargamak | Etrafını açmak, dağıtmak |
| Davan* | Üzüm asması kazığı |
| Davar* | Keçi sürüsü |
| Debildemek | Kımıldamak |
| Deneli* | Taneli |
| Deregünü | Pazar günü |
| Denk | Eşeğe yüklenen yükler |
| Densiz | Yaramaz |
| Dibelik | İyice, olduğunca |
| Dilburan | Bir kavun çeşidi |
| Dingil* | Tekerleklerin merkezinden geçen ve taşıtın altına enlemesine yerleştirilmiş mil, eksen, aks. |
| Dingildek* | Yerinde duramayan, tutarsız kişi |
| Dink | Çeltik değirmeni |
| Direcen | Duvarın yıkılmaması için vurulan direk |
| Dizeme | Ahşap evlerde duvarı kapatan ağaç çatmalar |
| Dizlik* | Topuklara kadar uzanan paçalı don |
| Dolaman | Patatese benzeyen bir mantar |
| Dombay | Malak, manda |
| Donyağ | Hayvansal yağ |
| Dorlak | Donsuz, çıplak |
| Dömbek | Tef, Balon |
| Döş | Hayvanın göğsü |
| Döşek | Yatak |
| Dumağı | Nezle |
| Duragalmak* | Yorulmak |
| Dünürşü | Gelin almaya giden kadın |
| Dürü | Düğün hediyesi |
| Düve* | Doğum yapmamış dişi inek |
| Düvelek | Bir çeşit kavun |
| E DİZİNİ | |
| Ebcit | Ağaç tekerlekte, çemberle top arasındaki parçaların herbiri |
| Ebe | Nine |
| Ebrimek | Eskimek, yıpranmak |
| Efendire* | Övendire- ucunda çivi olan değnek, sopa |
| Ekleşmek | Musallat olmak |
| Emenmek | Yorulmak |
| Emişik | Süt kardeş |
| Eneter* | Erenter- Anahtar |
| Engeme | Yokuş aşağı |
| Enseri | Çivi |
| Entire* | Gömlek, mintan |
| Erinmek | Üşenmek |
| Erkeç | 3 yaşındaki kısırlaştırılmış erkek keçi |
| Ernimek | Eskimeye yüz tutmuş elbise |
| Erezi* | Asma kilit |
| Erezil* | Rezil |
| Erfine | Arifane, yemeği katılanlar tarafından düzenlenen piknik ya da toplantı |
| Esi, eğsi | Ucu yanık odun, kömür, çıra parçası |
| Esiran | Hamur kazıyıcı (sıyırıcı) aygıt |
| Esirik | Küstah ne yaptığını bilmez |
| Eski | Elbise |
| Eşelek | Meyvenin yenildikten sonra kalan çekirdekli kısmı |
| Eşgare | Açıktan, Alenen |
| Eşira | yaygaracı |
| Eşme | Su çıkan kaynak yer |
| Etlik | Besilik |
| Evitlemek | Ayıtlamak |
| Evlek | Dönümün dörtte biri büyüklüğünde bölünmüş tarla |
| F DİZİNİ | |
| Farımak | Gücü azalmak |
| Felfecir | Çok Aydınlık |
| Ferik* | Bir elma çeşidi |
| Feyilsiz | Güçsüz |
| Fişan | kar fırtınası |
| Fışkı | Taze ve sulu hayvan pisliği |
| Fışkın* | Ağaç sürgünü |
| Fıydırmak | Fırlatmak |
| Fıymak | Sıvışıp kaçmak |
| Fızlı* | Hızlı |
| Filke | Musluk |
| Fingirdemek | Olur olmaza gülmek, Dikkati çekecek kadar kırıtkan, oynak davranmak |
| G DİZİNİ | |
| Gabcık | Kabuk |
| Gabışak | Başı açık |
| Gacal* | Yokluğunda aşağılanan erkek kişi |
| Gacım* | Erkek kardeş |
| Gade* | Bardak |
| Gahir* | Tasa |
| Gak* | Hoşaflık meyve kurusu |
| Gakırdak | Kavrulmuş karın yağı |
| Galebet | Hısım, akraba |
| Galik | Bebek ayakkabısı |
| Galin | Pipo, sigara içilen ağızlık |
| Galle* | Ayva hoşafı |
| Galtak | Kötü Kadın |
| Gamannanmak | Yüzüstü düşmek |
| Gamaşmak | Ekşi bir şey yendiğinde diş uyuşması |
| Gancık* | Dişi (Hayvanlar için) |
| Ganırtma | Laf anlatılması güç kişi |
| Ganırtmak | Yamultmak |
| Garagabuk* | Kestane |
| Garagasbennek | Açıktan, göz göre göre |
| Garez* | Kötülük |
| Gari | Artık, Bundan böyle anlamında |
| Gargın | Akarsuyun durgun aktığı yer |
| Gart* | Yaşlı |
| Gasın | Çeltik ekiminden sonra suyun üstünde toplanan kirlilik |
| Gavancı | İyi nişan alan kişi |
| Gavanlamak* | Gözetlemek, gözlemek |
| Gavcar | Kuru ardıç kabuğu |
| Gavilleşmek | Sözleşmek |
| Gavut* | Kurutulup elenmiş boz armut kurusu |
| Gavşamak | Laçka, her tarafı dökülmüş |
| Geberesicik* | Bir beddua |
| Gebeş | Karnı şiş |
| Gecirgen | Isırgan otu |
| Geçkin* | Hatırı sayılır |
| Gege* | Ucu çengelli sırık |
| Geleyazdı* | Neredeyse geliyordu |
| Geme sıçanı | Büyük tarla faresi |
| Gen | Boz, sürülmemiş tarla |
| Geven* | Kışın hayvanlara verilen dikensi ot |
| Gever* | Arktan tarlaya su alınan oyuk |
| Gevretmek* | Ekmeği iyice ısıtarak gevrek hale getirmek |
| Gıbırdamak* | Yerinden kalkıp hareket etmeye başlamak |
| Gıcırangaç* | Ağaçtan yapılan tahteravalliye benziyen döner salıncak |
| Gındap | Biraz kalınca ip |
| Gındıra | Çeltiklerin içindeki bir çeşit ot |
| Gıramper | Küçük krem kutusu |
| Gırgın | Vücudun kırgın olması |
| Gırklık* | Koyun, keçi kırkmaya yarayan makas |
| Gırkma | Davarların kırkılması |
| Gırma | Melez |
| Gıvı | Ağıldaki gübre |
| Gıygaşık | Aralık, yarı açık, tam değil |
| Gıli | Koyun, keçi boku |
| Gidişmek | Kaşınmak |
| Gopca* | Çuvalın tutacak yeri |
| Goraç | Satır |
| Gorçan* | Közlenmek üzere etin ince uzun kesimi |
| Göcen | Tavşan yavrusu |
| Gökgörmedik | Görgüsüz, birşeyden anlamayan, malını herkesten esirgeyen |
| Gökyeşil | Kertenkele |
| Gölle | Bulgur yapmak için kaynatılan buğday |
| Gönen | Toprağın suyu alması |
| Gövelez | Bir yaşındaki köpek yavrusu |
| Göven* | Sığırlara musallat olan sinek |
| Gövermek | Yeşermek |
| Göynek | İç çamaşırı, dizlere kadar inen el yapımı atlet |
| Gözer | Kalburun büyüğü |
| Gubarmak | Başkasına güvenip cesaret taslamak |
| Gubaşık* | İşte yardımlaşma, karşılıklı kız alıp verme |
| Gunlamak | Köpek kedi gibi hayvanların doğurması |
| Gudurasıcık | (Kudurmak) beddua |
| Gudümsüz | Uğursuz kişi |
| Gulü | Hindi |
| Gumbil* | Patates |
| Gursak | Miğde |
| Gücük | Kısa |
| Güme | Avcı kulubesi |
| Günülemek | Kıskanmak |
*Türk Dil Kurumu'nca 1939-1942 yılları arasında 4 cilt olarak çıkartılan Türkiye'de Halk Ağzından Söz Derleme Dergisi ve ODTÜ Türk Halk Bilimi Topluluğu'nca yapılan Ankara Yöresi Halkbilim Araştırması'nda TDK'nın anılan dergisinde (*) işaretli sözcüklerin çoğunun Nallıhan'dan alındığı belirtilmiştir. (Alıntı: Mesut Şener Nallıhan Kitabı)
sozcukler@nallihan.net e-posta adresine yeni sözcük gönderebilirsiniz.